Prof. Dr. Nevzat Tarhan: "Meslek seçiminde popüler olana değil, 20 yıl sonraki kendinize göre karar verin"
Üniversite tercih dönemine girilirken milyonlarca genç hayatlarının en önemli kararlarından biriyle karşı karşıya bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, meslek seçiminin yalnızca puan ve sıralamayla yapılacak bir tercih olmadığını belirterek, gençlerin önce kendilerini tanımaları, ardından gelecek hedeflerine uygun bir yol haritası oluşturmaları gerektiğini söyledi.
Meslek seçiminin insan yaşamındaki en kritik kararlardan biri olduğunu ifade eden Tarhan, "İnsan hayatındaki iki büyük tercih iş seçimi ve eş seçimidir. Gençler bugün hayatlarının en önemli kararlarından birini verdiklerinin farkında olmalı." dedi.
Hayat gerçekten tercihlerden ibaret
"Hayat tercihtir" sözünün bilimsel bir temele dayandığını anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bunun nörobilim tarafından da doğrulandığını belirtti.
"Beynimizin ön bölgesi adeta bir kaptan köşkü gibidir. Dışarıdan gelen bilgiler, beynimizin ürettiği bilgiler ve bedenimizin oluşturduğu kimyasal bilgiler burada değerlendirilir. Beyin sürekli 'uygun mu, güvenli mi, faydalı mı' diye seçim yapar ve karar verir. Günlük hayatta yaptığımız her davranış aslında bir tercihtir. Meslek seçimi de bunların en önemlilerinden biridir."
Popüler mesleklerin peşinden gitmeyin
Tarhan, gençlerin en sık yaptığı hatalardan birinin popüler mesleklerin peşinden gitmek olduğunu söyledi.
"Bugün en çok kazandırıyor diye bir alan seçmek doğru değildir. Gençler kendilerine 'On yıl sonra, yirmi yıl sonra bu tercihimden memnun olacak mıyım?' sorusunu mutlaka sormalıdır. Tercihlerini geleceğe mektup yazar gibi, on yıl sonraki kendilerini düşünerek yapmalılar."
Kendinizi tanıyın, akış yaşadığınız alanı bulun
Doğru meslek seçiminde kişinin kendini tanımasının belirleyici olduğunu vurgulayan Tarhan, insanın severek yaptığı işte başarıya ulaşmasının çok daha kolay olduğunu anlattı.
"Kendinizi kaptırdığınızda zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız alanlar vardır. Psikolojide buna 'akış duygusu' denir. İnsan böyle bir alanda çalışıyorsa iş yük gibi gelmez, hobi gibi gelir. Meslek seçiminde de bu duygu çok önemli bir rehberdir."
Meslek kimlik değil, araçtır
Gençlerin ve ailelerin mesleğe gereğinden fazla anlam yüklediğini belirten Tarhan, bunun gereksiz kaygı oluşturduğunu söyledi.
"Meslek cilt değildir, elbisedir. Cildi değiştiremezsiniz ama elbisenizi değiştirebilirsiniz. Meslek, hayat hedeflerinize ulaşırken kullandığınız bir araçtır; amaç değildir. İnsan gerekirse yeni beceriler kazanarak farklı alanlara yönelebilir."
Üç temel kriter yeterli değil
Araştırmalarda gençlerin meslek seçerken en çok gelir, mutluluk ve rahat çalışma koşullarına önem verdiğini hatırlatan Tarhan, bu üç ölçütün tek başına sağlıklı karar vermeye yetmeyeceğini ifade etti.
"Meslek sadece para kazanmak için seçilmez. Aynı zamanda kişinin potansiyelini ortaya çıkaracağı, kendini gerçekleştireceği alan olmalıdır."
Aile rehberlik etmeli, karar vermemeli
Ergenlik döneminde duyguların daha baskın olduğuna dikkat çeken Tarhan, aile desteğinin önemini vurgularken ebeveynlerin çocuklarının yerine karar vermemesi gerektiğini söyledi.
"Anne baba çocuklarının yerine tercih yapmamalı. Onların görevi seçenekleri göstermek, güçlü ve zayıf yönlerini hatırlatmak ve rehberlik etmektir. Son kararı ise genç vermelidir. Çünkü o mesleği yaşayacak olan anne baba değil, çocuğun kendisidir."
Tercih danışmanından mutlaka destek alın
Doğru tercih yapmanın profesyonel destek gerektirdiğini belirten Tarhan, tercih danışmanlarının ve kariyer testlerinin önemine dikkat çekti.
"Kişi bazen korkularıyla, bazen çevresinin beklentileriyle seçim yapabiliyor. Bunun önüne geçmek için mutlaka tercih danışmanlarından destek alınmalı. Holland Kariyer Testi gibi bilimsel testler de kişinin ilgi ve yetenek alanlarını keşfetmesine yardımcı oluyor."
Üniversite sadece diploma veren kurum değildir
Üniversite seçiminin de en az bölüm seçimi kadar önemli olduğunu belirten Tarhan, adayların tercih edecekleri üniversitenin vizyonunu mutlaka araştırmaları gerektiğini söyledi.
"Üniversitenin dört temel görevi vardır; meslek kazandırmak, araştırma yapmak, toplumu bilgilendirmek ve üretilen bilginin topluma aktarılmasını sağlamaktır. Üniversite aynı zamanda öğrencinin sosyal ve duygusal becerilerini geliştiren bir ekosistemdir."
Üsküdar Üniversitesinde bu anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Tarhan, 2013 yılından bu yana tüm öğrencilere Pozitif Psikoloji ve İletişim Becerileri dersi verildiğini hatırlattı.
Akademik kadro geleceğinizi belirler
Üniversite tercihinde akademik kadronun dikkatle incelenmesi gerektiğini söyleyen Tarhan, Anadolu irfanındaki "emin ve ehil olmak" anlayışına vurgu yaptı.
"İnsan saatini tamir ettirirken bile işin ehline gider. Hayatının en önemli kararlarından birini verirken de aynı hassasiyeti göstermelidir. Üniversitenin akademik kadrosu, eğitim anlayışı ve bilimsel üretkenliği mutlaka araştırılmalıdır."
Yapay zekâ tehdidi değil, fırsat
Geleceğin mesleklerinde yapay zekânın belirleyici olacağını ifade eden Tarhan, teknolojiden uzak duran mesleklerin rekabet gücünü kaybedeceğini söyledi.
"1800'lerde elektrik nasıl büyük bir dönüşüm oluşturduysa bugün de yapay zekâ aynı dönüşümü gerçekleştiriyor. Dijitalleşmeye soğuk bakan bir meslek tarihin çöp sepetine gider."
Yapay zekânın insanın yerini alamayacağını ancak meslekleri dönüştüreceğini belirten Tarhan şöyle konuştu:
"Kendini tanıyan insan yapay zekânın oyuncağı olmaz. Yapay zekâyı iyi kullanan psikologlar, hekimler, mühendisler, iletişimciler ve sağlık profesyonelleri gelecekte çok daha avantajlı olacak. Yapay zekâ meslekleri yok etmeyecek; onları geliştirecek."
Üniversite hayatı yalnızca eğitim değildir
Üniversite yıllarının aynı zamanda sosyal gelişim dönemi olduğunu belirten Tarhan, şehir üniversitelerinin sunduğu sosyal imkânların önemine de dikkat çekti.
"Üniversite sadece ders görülen bir yer değildir. Arkadaşlıkların kurulduğu, sosyal becerilerin geliştiği, hayatın öğrenildiği bir dönemdir. Gençler tercih yaparken kampüsü, sosyal ortamı ve üniversitenin oluşturduğu ekosistemi mutlaka yerinde görmelidir."
"Önce kendinizi tanıyın"
Tercih yapacak adaylara son tavsiyelerini de paylaşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Popüler tercihlere göre değil, kendinizi tanıyarak karar verin. İlgi alanlarınızı, güçlü yönlerinizi ve hayat hedeflerinizi belirleyin. Geleceğe mektup yazar gibi düşünün. Seçtiğiniz mesleği on yıl sonra da severek yapabileceğinize inanıyorsanız doğru yoldasınız. Umudunuzu kaybetmeyin. En zor dönemler, çoğu zaman en güzel başlangıçların habercisidir."
AKŞAM GAZETESİ

